Budizm’in Tarihçesi
Budizm, evrensel nitelik kazanan ilk dinlerden biri olarak kabul edilir. MÖ 6. yüzyılda, Hindu din adamlarının otoritesine, kast sistemine ve kurban törenlerine bir tepki olarak Hindistan’da doğmuştur. Günümüzde yaklaşık 500 milyon Budist, özellikle Doğu ve Güney Asya’da yaşamaktadır (Harita 5.2). Japonya, Çin, Vietnam, Tayland, Myanmar, Güney Kore, Sri Lanka, Kamboçya, Hindistan, Tayvan ve Malezya, en yoğun Budist nüfusa sahip ülkelerdendir.
Budizm’in kurucusu kabul edilen Sidharta Gautama, yani Buda (Görsel 5.12), öğretisinde kişisel bir tanrıya tapınmayı veya dua etmeyi ön planda tutmamış, ancak zamanla kendisi ilahlaştırılmış ve çeşitli tanrı inançları Budizm’e dâhil olmuştur. Sidharta Gautama, bir kralın oğlu olarak lüks içinde büyümüş, fakat hastalık, yaşlılık ve ölümle karşılaştığında hayatın faniliğini fark etmiş ve saraydan ayrılarak kurtuluşun yollarını aramaya başlamıştır.
Önce Hinduizm’in insan-tanrı ilişkileri üzerine düşünmüş, ardından bedenle ilgili aşırı zahitlik yoluna yönelmiştir. Ancak altı yıl süren ağır zahitlikten de bir sonuç alamamıştır. 35 yaşında, bir Bodhi ağacının altında derin tefekkür sırasında kötülüğün nedenlerini ve kurtuluş yollarını kavrayarak aydınlanmış ve “Buda” yani “aydınlanmış” unvanını almıştır. İlk vaazını Benares’teki Sarnath Geyik Parkı’nda vermiş ve bu vaaz “dharma çarkını döndürmek” olarak adlandırılmıştır.
Buda hayatı boyunca öğretisini yaymaya çalışsa da, Budizm ancak Buda’dan iki yüzyıl sonra, Kral Aşoka’nın (MÖ 3. yüzyıl) desteğiyle geniş bir alana yayılmıştır. Aşoka, Budizm’in ilk resmi koruyucusu olmuş ve Hindistan’ın dört bir yanına misyonerler göndermiştir. Böylece Budizm; Malezya, Seylan, Endonezya gibi güney ülkelerine ve Tibet, Nepal, Çin gibi kuzey bölgelerine ulaşmıştır.
Hindistan’da zamanla etkisini kaybetmesine rağmen Budizm, komşu ülkelerde köklü bir varlık göstermiştir. Hindistan’dan ayrılan Budist rahipler, İç Asya’daki birçok önemli şehirde dinlerini yaşatma imkânı bulmuşlardır.
Budizm’de İnanç Esasları
Budizm, Hinduizm’in Veda kutsal metinlerinin otoritesini tanımaz ve onlardan kaynaklanan pek çok dinî uygulama ile kast sistemine karşı çıkar. Ancak Hinduizm’deki reenkarnasyon, karma ve mokşa/nirvana kavramları, bazı değişikliklerle Budizm’de de benimsenmiştir. Buna karşın tanrı anlayışı, dört temel gerçeklik ve sekiz dilimli orta yol gibi öğretiler sadece Budizm’e özgüdür.
Budizm’in ilk dönemlerinde yaratıcı bir tanrı inancı bulunmaz. Her şeyin oluşumu bağımlı varoluş yasası çerçevesinde, belli nedenlere bağlı olarak açıklanır. İlk Budist metinler sözlü olarak aktarılmış, ancak Buda’nın ölümünden kısa süre sonra yazıya geçirilmiştir. Günümüze bütün hâlde ulaşan en eski Budist metinler Pali dilinde yazılmış olan Pali Kanon (Tripitaka) içinde yer alır. Tripitaka; manastır kuralları (Vinaya Pitaka), Buda’nın vaazları (Sutta Pitaka) ve felsefi açıklamaları (Abhidhamma Pitaka) içerir.
⭐ Budizm’in Kutsal Metni Pali Kanon (Tripitaka)
- Vinaya Pitaka: Keşişlerin uyması gereken manastır hayatı kurallarını içerir.
- Sutta Pitaka: Öğreti (Dhamma) ile insanlar ve onların yaşamları arasındaki bağa işaret eder. Buda’nın vaazlarını içerir.
- Abhidhamma Pitaka: Mantıksal ve psikolojik analizler içerir.
Budizm’in temel öğretisi dört temel gerçeklik üzerine kuruludur:
- Bütün varlıklar acı doğurur.
- Acıların kaynağı arzulardır.
- Arzular dizginlenirse acılar sona erer.
- Arzulardan kurtuluş, sekiz dilimli yolu izlemekle mümkündür.
⭐ Budizm’de Sekiz Dilimli Yol
| Basamak | Açıklama |
|---|---|
| 1. Doğru Bilgi | Dört temel gerçeği anlamak ve bunu bir guru rehberliğinde öğrenmek. |
| 2. Doğru Amaç | Kötü düşünceler ve eylemlerden uzaklaşıp iyi eylemlere yönelmek. |
| 3. Doğru Konuşma | Konuşmalarda kötü niyet, bencillik ve doğmatik iddialardan kaçınmak. |
| 4. Doğru Davranış | Öldürmek, yalan, hırsızlık, zina ve sarhoş edicilerden uzak durmak. |
| 5. Doğru Meslek | Geçimini dördüncü maddedeki ilkelerle uyumlu bir meslekle sağlamak. |
| 6. Doğru Çaba | İyi alışkanlıklar edinip kötü alışkanlıklardan vazgeçmek için sürekli çaba göstermek. |
| 7. Doğru Gözetim | Her eylemin farkında olmak ve kendini sürekli sorgulamak. |
| 8. Doğru Tefekkür | Zihni tek bir hedefe odaklayarak derin tefekküre dalmak. |
Karma, Hint kökenli tüm dinlerde ortak bir inançtır. İnsanlar iradeleriyle yaptıkları iyi veya kötü davranışların karşılığını bir sonraki hayatlarında alırlar. İyi eylemler iyi karmalar, kötü eylemler kötü karmalar oluşturur. Kişi, daha iyi bir yaşam için davranışlarını buna göre şekillendirmelidir. Bu döngü, kişi nirvanaya ulaşana kadar devam eder.
Nirvana, “sönmek” anlamına gelir ve Budizm’de insanın arzularının, tutkularının ve acılarının sona ermesi demektir. Nirvana; gelip geçici olmayan, sürekli bir mutlak huzur ve aydınlanma halidir. Sözlerle tam olarak anlatılamaz, akılla erişilemez.
Tenasüh (ruh göçü) ise canlıların bir hayattan diğerine geçmesi anlamına gelir. Bu süreç sadece insanlar için değil, tüm canlılar için geçerlidir. Ancak sadece insan olarak doğanlar, bu döngüden kurtulup nirvanaya ulaşabilirler.
Budizm’de Ritüeller
Budizm’de ibadetin objesi zamanla değişmiştir. Başlangıçta Buda, sadece aydınlanmış bir insan olarak görülürken, zamanla aşkın ve tanımlanamayan bir varlık olarak kabul edilmiştir. Bu anlayış farklılıkları, Budist ekollerin ritüel uygulamalarını da etkilemiştir.
Budist ritüeller, dışsal ve içsel ritüeller olarak ikiye ayrılır:
- İçsel ritüel: Meditasyon, zihni arındırma ve nirvanaya ulaşma amacı taşır.
- Dışsal ritüeller: Evlerde veya mabetlerde yapılır. İbadet mekânı olarak kullanılan viharalar genel ibadet salonu, meditasyon odası, misafirhane, kutsal emanet binası ve avludan oluşur.
Triratna (Üç Cevher) Budizm’in temelini oluşturur:
- Buda’ya sığınmak
- Dharma’ya (öğreti) sığınmak
- Samgha’ya (keşişler topluluğu) sığınmak
Bu, Budist olmanın esas ifadesidir.
Rahiplerin düzenli ayini, 15 günde bir günahlarını itiraf ettikleri toplantılardır. Zorunlu toplu ibadet yoktur; bireyler istedikleri zaman ibadet ederler.
Budist ibadet takvimi, ay takvimine göre düzenlenir:
- Her ayın 1. ve 15. günleri uposatha günleridir (oruç, dua, meditasyon).
- Bayramlarda halk, tapınaklara yiyecek ve hediyeler getirir.
Budizm’de Semboller
Sekiz dilimli yol: Budizm’de Buda öğretilerinin, özgürlüğün ve kurtuluşun sembolüdür. Budizm inancına göre acıları sona erdiren yol olarak kabul edilir. Sekiz parmaklı tekerlekle de gösterilir.
Budizm’de Kutsal Mekânlar
Tüm dinî geleneklerde olduğu gibi Budizm’de de bazı kutsal mekânlar bulunur. Ancak Budizm’de bu kutsal yerleri ziyaret etmek zorunlu bir dinî ritüel değildir. Bu yüzden kutsal mekân ziyareti Budistler için gönüllülük esasına dayanır. Yine de bu mekânları ziyaret etmek, burada bulunan din görevlilerine destek olmak ve ibadet etmek, iyi bir davranış olarak görülür.
Budizm’de kutsal kabul edilen yerler, doğrudan Buda’nın hayatındaki önemli olaylara dayanır. Buna göre Buda’nın doğduğu Lumbini, aydınlanmaya ulaştığı Bodhgaya, ilk vaazını verdiği Sarnath ve vefat ettiği Kushinagar en kutsal merkezler olarak kabul edilir.






