İsra suresi 23-29. Ayetleri
İsra suresi 23-29. ayetleri, İslam’ın temel ahlak ilkelerini ve toplumsal düzenin sağlanmasına yönelik hükümleri içeren önemli pasajlardan biridir.
23. Rabbin sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. On
lardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine
de gönül alıcı güzel sözler söyle.
24. Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte
beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.
Allah’a İbadet ve Anne-Babaya İyilik (23-24. Ayetler)
- Yalnızca Allah’a kulluk edilmesi emredilir.
- Anne-babaya iyilik, hürmet ve saygı gösterilmesi gerekir.
- Anne-babaya “öf” bile dememek, tatlı ve gönül alıcı bir dil kullanmak önemle vurgulanır.
- Onlara şefkat ve merhametle yaklaşmak, hayır dua etmek (özellikle “Rabbim, küçükken beni nasıl yetiştirdilerse şimdi de sen onlara merhamet et.” şeklindeki dua tavsiye edilir) bu ayetlerin temel mesajlarındandır.
25. Kalplerinizdekini en iyi bilen Rabbinizdir. Eğer iyi olursanız bilesiniz ki Allah kendisine
yönelenleri bağışlayıcıdır.
26. Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma!
27. Çünkü savurganlar şeytanların dostlarıdır. Şeytan da Rabbine karşı çok nankördür.
Toplumsal Paylaşım ve Sorumluluk (26-27. Ayetler)
- Yakın akrabalara, yoksullara ve yolda kalmışlara hakkını vermek öğütlenir.
- İsrafın ve savurganlığın haram olduğu, şeytana uyanların savurganlığı teşvik edeceği belirtilir.
- Müslümanların ellerindeki imkânları, ihtiyaç sahipleriyle dengeli bir şekilde paylaşmaları gerektiği vurgulanır.
28. Eğer sen kendin dahi Rabbinden umduğun bir lütfu beklemek durumunda (ihtiyaç içinde)
olduğun için onlara ilgi gösteremiyorsan, hiç değilse kendilerine rahatlatıcı bir söz söyle!
29. Eli sıkı olma, ölçüsüzce eli açık da olma; sonra kınanacak, kendi kendine hayıflanacak
duruma düşersin!
Veren El ile Tutan El Arasında Denge (28-29. Ayetler)
- Sadaka veya yardımda bulunurken ne tüm malı tüketip başkalarına muhtaç olacak kadar cömert ne de cimrilik yapacak kadar eli sıkı olmamak gerektiği hatırlatılır.
- İnsanın, ailesine ve toplumuna karşı maddi yardımlarda bulunurken ölçülü olması, kendi geçimini de tehlikeye atmayacak şekilde yardım etmesi emredilir.
- Burada asıl amaç, Müslümanın içinden geldiği gibi paylaşması fakat savurganlıktan ya da cimrilikten kaçınarak dengeyi korumasıdır.
Bu ayetler, Kur’an’da pek çok yerde ifade edilen “itaat, merhamet, sosyal adalet, aileyi ve toplumun dezavantajlı kesimlerini gözetme” ilkelerini bir araya getirir. Hem bireysel hem de toplumsal sorumluluklar vurgulanarak, insanın hayatını Allah’ın rızasına uygun bir denge içinde yaşaması öğütlenir.






