27- Görmüyor musun ki Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var.
28- İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Bu ayetler, insanları doğayı gözlemlemeye ve Allah’ın yaratma kudretini tefekkür etmeye teşvik eder. Yağmurla hayat bulan topraklardan çıkan çeşitli ürünler, dağların renkleri ve canlıların farklılıkları, yaratılıştaki hikmeti ve estetik düzeni gösterir.
28. ayetin son kısmı çok dikkat çekicidir: “Allah’tan ancak âlimler korkar.” Bu ifade, gerçek bilgi sahibi olanların Allah’a karşı derin bir saygı ve sorumluluk hissi taşıdıklarını belirtir. Çünkü âlim, Allah’ın kudretini ve yaratılışın inceliklerini daha iyi kavradıkça, O’na olan saygısı ve bilinçli korkusu da artar.
Bu ayetler, ilim ile Allah’a saygı duymanın (takvanın) doğrudan ilişkili olduğunu vurgular. Kur’an’da, ilim sadece teknik bilgi değil; hakikate ulaşmayı ve kulluk bilincini artırmayı amaçlayan bir araçtır.
Fatır Suresi 27-28. ayetler, insanı doğadaki farklılıklara bakarak Allah’ın kudretini ve sanatını düşünmeye, bunun sonucunda da ilimle derinleşen bir Allah korkusuna ulaşmaya davet eder. Bu ayetler, bilginin sorumluluk bilinciyle birleşmesi gerektiğini gösteren güçlü mesajlar taşır.






