Dünyamız sürekli değişim halinde olan dinamik bir gezegen. Ayağımızın altında durağan görünen yer kabuğu, aslında devasa parçalar halinde sürekli hareket ediyor. İşte bu hareketler sonucunda dağlar yükseliyor, okyanuslar açılıyor, volkanlar patlıyor ve depremler meydana geliyor.
Levha Tektoniği
Yerkürenin en dış katmanı olan litosfer (taş küre), tek parça değildir. Dev bir yap-boz gibi birbirine geçmiş parçalardan oluşur. Bu parçalara levha ya da plaka diyoruz. Tıpkı buz kütlelerinin su üzerinde yüzmesi gibi, bu levhalar da yarı eriyik haldeki manto tabakası üzerinde hareket eder.
Levha Tektoniği Kuramı
Levha tektoniği kuramı, yer kabuğunun hareketli levhalardan oluştuğunu ve bu levhaların sürekli hareket halinde olduğunu açıklayan bilimsel teoridir. Bu hareketin nedeni, Dünya’nın iç kısımlarındaki ısı farklarından kaynaklanan konveksiyonel akıntılardır (mantoda sıcaklık farkından doğan döngüsel hareketler).
Mantodaki sıcak malzeme yükselirken, soğuk malzeme çöker. Bu döngüsel hareket, üzerindeki levhaları da sürükler. Tıpkı kaynayan suyun içindeki makarna parçalarının hareket etmesi gibi, levhalar da bu akıntıların etkisiyle yer değiştirir.
Kıtaların Kayması Kuramı
Levha tektoniği kuramının temellerini, 1915 yılında Alman bilim insanı Alfred Wegener atmıştır. Wegener, dünya haritasına baktığında Afrika’nın batı kıyıları ile Güney Amerika’nın doğu kıyılarının birbirine uyduğunu fark etmiş. Sanki bu iki kıta bir zamanlar birleşikmiş de sonra ayrılmış gibi görünüyordu.
Wegener’e göre, yaklaşık 250 milyon yıl önce tüm kıtalar Pangea (tüm karalar) adı verilen tek bir süper kıta halinde birleşikti. Zamanla bu süper kıta parçalanarak bugünkü kıtaları oluşturmuş. Ancak Wegener, kıtaların nasıl hareket ettiğini açıklayamadığı için kuramı başlangıçta kabul görmemiş.

Levha Tektoniği Gelişimi
1960’lı yıllardan sonra, okyanus tabanı araştırmaları Wegener’in haklı olduğunu gösterdi. Okyanus tabanı yayılması (deniz tabanının genişlemesi) keşfedilince, levhaların nasıl hareket ettiği de anlaşıldı. Bugün levha tektoniği, Dünya bilimlerinin en temel teorilerinden biri olarak kabul ediliyor.
Levhalar ve Özellikleri
Dünya yüzeyinde büyüklü küçüklü yaklaşık 15 ana levha bulunur. Her levhanın kendine özgü sınırları vardır ve bu sınırlarda en aktif jeolojik olaylar (depremler, volkanlar) meydana gelir. Fay adı verilen kırık hatları, levha sınırlarını oluşturur.
Okyanusal Levhalar
Okyanusal levhalar, okyanus tabanını oluşturan, kalınlığı 5-10 km arasında değişen ince levhalardır. Yoğunlukları fazla olduğu için kıtasal levhalarla çarpıştıklarında alta doğru bükülürler. En büyük okyanusal levhalar:
- Pasifik Levhası: Dünya’nın en büyük levhası, Pasifik Okyanusu’nun altında
- Nazka Levhası: Güney Amerika’nın batısında, And Dağları’nın oluşumunda rol oynar
Kıtasal Levhalar
Kıtasal levhalar, kıtaları taşıyan, kalınlığı 30-70 km arasında değişen kalın levhalardır. Okyanusal levhalara göre daha hafif oldukları için çarpışmalarda üstte kalırlar. Önemli kıtasal levhalar:
- Avrasya Levhası: Avrupa ve Asya kıtalarını taşır
- Afrika Levhası: Afrika kıtasını ve çevresindeki denizleri kapsar
Levha Hareketleri
Levhalar üç farklı şekilde hareket eder: birbirlerinden uzaklaşabilir, yan yana kayabilir veya birbirlerine yaklaşıp çarpışabilirler. Her hareket türü farklı yer şekilleri ve olaylar oluşturur.

Ayrılma (Uzaklaşma) Hareketi
İki levha birbirinden uzaklaştığında, aralarında boşluk oluşur. Bu boşluk, derinlerden yükselen magma ile doldurulur. Soğuyan magma yeni yer kabuğu oluşturur. Bu süreç, okyanus tabanının genişlemesine ve yeni okyanusların doğmasına neden olur.
Levhanın Kırılması
Uzaklaşma hareketi, mantodaki konveksiyonel akıntıların yukarı doğru yükselmesiyle başlar. Bu yükselme, üstteki levhayı gerer ve sonunda kırar. Afrika’daki Büyük Rift Vadisi, işte böyle bir kırılmanın canlı örneğidir. Milyonlarca yıl sonra bu vadi genişleyerek yeni bir okyanus haline gelebilir.
Rift Vadisi Oluşumu
Levha kırıldığında, ortadaki parça çöker ve rift vadisi (yarık vadisi) oluşur. Bu vadilerde:
- Yer kabuğu incedir.
- Volkanik faaliyetler başlar.
- Sıcak su kaynakları oluşur.
- Zamanla su birikintileri ve göller meydana gelir.
Deniz Tabanı Yayılması
Rift vadisine deniz suyu dolduğunda, uzaklaşma devam ederse vadi genişleyerek denize dönüşür. Kızıldeniz bunun en güzel örneğidir. Afrika ve Arabistan levhaları birbirinden uzaklaştıkça, Kızıldeniz her yıl birkaç santimetre genişliyor. Milyonlarca yıl sonra Kızıldeniz, Hint Okyanusu kadar büyük bir okyanus olabilir.
Okyanus Ortası Sırtları
Okyanusların ortasında, deniz tabanından 2-3 km yükselen dağ sıraları bulunur. Bunlara okyanus ortası sırtları denir. Bu sırtlar, levhaların ayrıldığı ve yeni okyanusal kabuğun oluştuğu yerlerdir. Atlantik Okyanusu’nun ortasından geçen sırt, İzlanda’da karaya çıkar. Bu yüzden İzlanda’da çok sayıda volkan ve sıcak su kaynağı vardır.
Yanal Kayma (Transform) Hareketi
İki levha birbirinin yanından ters yönlerde kayarsa, transform fay oluşur. Bu hareket sırasında ne yeni kabuk oluşur ne de var olan kabuk yok olur. Ancak levhaların birbirine sürtünmesi büyük enerji birikimi yaratır.
Transform Fay Özellikleri
Transform faylarda levhalar:
- Yatay olarak birbirinin yanından kayar.
- Düz ve uzun fay hatları oluşturur.
- Hareket sırasında takılıp kalabilir.
Levhalar birbirine takıldığında enerji birikir. Bu enerji aniden boşaldığında şiddetli depremler meydana gelir. San Andreas Fayı (ABD, Kaliforniya) dünyanın en ünlü transform fayıdır.
Sonuçları
Transform hareketinin başlıca sonuçları:
- Şiddetli depremler: Enerji birikimi ve ani boşalma
- Jeotermal alanlar: Kırıklar boyunca yükselen sıcak sular
- Doğrusal vadiler: Fay hatları boyunca oluşan çukurluklar
Yaklaşma (Çarpışma) Hareketi
İki levha birbirine yaklaşıp çarpıştığında en dramatik jeolojik olaylar meydana gelir. Çarpışmanın türüne göre farklı sonuçlar ortaya çıkar.
İki Okyanusal Levha Çarpışması
İki okyanusal levha çarpıştığında, daha yoğun ve yaşlı olan levha diğerinin altına dalar. Dalan levha eriyerek magma oluşturur. Bu magma yüzeye çıkarak volkanik adalar zinciri (ada yayı) meydana getirir. Japonya, Filipinler ve Endonezya ada yaylarına örnektir.
Kıtasal-Okyanusal Levha Çarpışması
Okyanusal levha ile kıtasal levha çarpıştığında, yoğun okyanusal levha her zaman kıtasal levhanın altına dalar. Bu dalma sonucunda:
- Derin okyanus çukurları oluşur.
- Kıta kenarında volkanik dağlar yükselir.
- Şiddetli depremler meydana gelir.
And Dağları, Nazka (okyanusal) ve Güney Amerika (kıtasal) levhalarının çarpışmasıyla oluşmuştur. Bu dağ sırası boyunca aktif volkanlar ve derin Peru-Şili Çukuru bulunur.
İki Kıtasal Levha Çarpışması
İki kıtasal levha çarpıştığında, her ikisi de hafif olduğu için hiçbiri diğerinin altına dalamaz. Bunun yerine, aralarındaki tortul tabakalar sıkışarak kıvrılır ve yükselir. Dünyanın en yüksek dağları bu şekilde oluşur.
Himalaya Dağları, Hint levhası ile Avrasya levhasının çarpışması sonucu yükselmiştir. Bu çarpışma hala devam ettiği için Everest Dağı her yıl birkaç milimetre daha yükseliyor.
Dalma-Batma Zonu
Okyanusal levhanın kıtasal levha altına daldığı bölgeye dalma-batma zonu denir. Bu zonlarda:
- Derin okyanus çukuru (hendek): Levhanın dalmaya başladığı yer
- Volkanik yay: Dalan levhanın erimesiyle oluşan volkanlar
- Deprem odakları: Farklı derinliklerde deprem merkezleri
Volkanizma
Dalan okyanusal levha, derine indikçe ısınır ve içindeki su buharlaşır. Bu su buharı, üstteki mantonun erime sıcaklığını düşürür. Oluşan magma, kıtasal kabukta zayıf noktalar bularak yüzeye çıkar ve volkan konileri oluşturur.
Orojenez
Orojenez (dağ oluşumu), levhaların çarpışması sonucu yer kabuğunun kıvrılması ve yükselmesi sürecidir. Bu süreçte:
- Yatay tabakalar dikey konuma gelir.
- Deniz tabanındaki tortullar dağ zirvelerine taşınır.
- Kayaçlar metamorfizmaya (başkalaşım) uğrar.
Bu yüzden Himalayalar’ın zirvelerinde deniz canlılarına ait fosiller bulunur!
Tektonik Süreçlerin Sonuçları
Levha hareketleri, yeryüzünün bugünkü görünümünü oluşturmuştur. Dağlar, ovalar, okyanuslar, volkanlar ve depremler, hep bu hareketlerin sonucudur.

Yer Şekillerinin Oluşumu
Tektonik süreçler, hem karada hem denizde çeşitli yer şekilleri oluşturur. Bu şekiller, levha hareketlerinin türüne ve şiddetine göre farklılık gösterir.
Okyanus Havzaları
Okyanus tabanı düz değildir. Tektonik süreçler sonucu oluşan başlıca şekiller:
- Okyanus ortası sırtları: Levhaların ayrıldığı yerler, deniz tabanından 2-3 km yüksekte
- Derin deniz çukurları (hendekler): Dalma-batma zonlarında, 11 km derinliğe ulaşabilir
- Abisal düzlükler: Okyanus tabanının düz kısımları, 3-6 km derinlikte
Kıtasal Yer Şekilleri
Karalarda tektonik süreçlerin oluşturduğu başlıca yapılar:
- Kalkanlar: En eski ve kararlı kıta parçaları (Kanada Kalkanı, Baltık Kalkanı)
- Dağ kuşakları: Genç ve aktif levha sınırları boyunca uzanır
Kıvrım Dağları
Levhaların yaklaşma hareketiyle oluşan dağlardır. Yatay tabakalar sıkışma sonucu kıvrılır:
- Antiklinal: Yukarı doğru kıvrılan kısımlar (dağ sırtları)
- Senklinal: Aşağı doğru kıvrılan kısımlar (vadiler)
Alp-Himalaya kuşağı, Avrupa’dan Asya’ya uzanan dev kıvrım dağları sistemidir. Türkiye’deki Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları da bu kuşağın parçasıdır.

Kırık Dağları
Levhaların gerilmesi sonucu oluşan kırıklarla meydana gelir:
- Horst: Yükselen bloklar (Bozdağ, Aydın Dağları)
- Graben: Çöken bloklar (Gediz Grabeni, Büyük Menderes Grabeni)
Batı Anadolu’da horst ve grabenler art arda sıralanır. Bu yüzden Ege Bölgesi’nde dağlar denize dik uzanır.

Volkanizma
Volkanizma, yer kabuğunun derinliklerindeki eriyik kayaç (magma) ve gazların yeryüzüne veya yeryüzüne yakın yerlere çıkması olayıdır. Volkanizma iki şekilde gerçekleşir:
Yüzey Volkanizması
Magmanın yeryüzüne çıkmasıyla oluşur. Yüzeye çıkan magmaya lav denir. Volkanlar, çıkardıkları malzemeye göre farklı şekiller alır:
- Lav: Akışkan haldeki eriyik kayaç
- Piroklastik malzeme: Kül, lapilli, volkan bombası gibi katı parçalar
Merkezî Püskürme
Magma tek bir noktadan (krater) çıkıyorsa merkezî püskürme gerçekleşir. Volkan konileri üç türde oluşur:

Tabakalı Volkan (Stratovolkan)
- Lav ve kül tabakalarının art arda birikmesiyle oluşur
- Koni şeklinde, yüksek ve dik yamaçlı
- Örnekler: Fuji Dağı (Japonya), Etna (İtalya), Vezüv (İtalya)
Kalkan Volkan
- Sadece akıcı lavın yayılmasıyla oluşur
- Geniş tabanlı, alçak ve yayvan
- Örnekler: Hawaii adalarındaki volkanlar
- Zirve çökmesiyle kaldera (dev krater) oluşabilir
Tüf Konisi
- Sadece piroklastik malzemenin birikmesiyle oluşur
- Küçük boyutlu, dik yamaçlı
- Genellikle ana volkanın yan konileri olarak görülür
Çizgisel Püskürme
Magma uzun bir çatlak boyunca çıkıyorsa fisür volkanizması gerçekleşir. Akıcı lavlar geniş alanlara yayılarak lav platoları oluşturur. Hindistan’daki Dekkan Platosu, dünyanın en büyük lav platosudur.
Derinlik Volkanizması
Magma yeryüzüne çıkamayıp derinlerde soğursa farklı yapılar oluşur:
- Batolit: Devasa magma kütlesi (yüzlerce km²)
- Lakolit: Kubbe şeklinde magma sokulumu
- Sill: Yatay tabakalar arasına sokulan magma
- Dayk: Dikey çatlaklara dolmuş magma
Volkanların Dünya Dağılışı
Volkanların %75’i Pasifik Ateş Çemberi üzerindedir. Bu çember, Pasifik Okyanusu’nu çevreleyen dalma-batma zonlarında yer alır. Diğer önemli volkanik alanlar:
- Atlantik ortası sırtı (İzlanda)
- Akdeniz-Himalaya kuşağı
- Doğu Afrika Rift Vadisi
- Sıcak noktalar: Hawaii gibi levha içi volkanlar
Depremler
Deprem, yer kabuğunda biriken enerjinin aniden boşalması sonucu oluşan sarsıntıdır. Levha sınırlarında en sık görülür çünkü buralarda sürekli hareket ve sürtünme vardır.
Deprem Oluşumu
Depremler şöyle oluşur:
- Levhalar hareket ederken kayaçlar gerilir.
- Gerilme dayanma sınırını aşınca kayaç aniden kırılır.
- Biriken enerji sismik dalgalar halinde yayılır.
- Bu dalgalar yeryüzünde sarsıntı yaratır.
Depremle ilgili terimler:
- İç merkez (odak): Enerjinin boşaldığı nokta
- Dış merkez: İç merkezin tam üstündeki yüzey noktası
- Deprem dalgaları: P dalgaları (hızlı), S dalgaları (yavaş), yüzey dalgaları
Fay Türleri
Faylar, kırılma şekillerine göre üçe ayrılır:
- Normal fay: Gerilme sonucu oluşur, bir blok aşağı kayar.
- Ters fay: Sıkışma sonucu oluşur, bir blok yukarı itilir.
- Doğrultu atımlı fay: Yatay kayma sonucu oluşur.

Deprem Ölçümü
Depremler iki şekilde ölçülür:
Richter Ölçeği: Depremin büyüklüğünü (açığa çıkan enerjiyi) ölçer
- Logaritmik ölçek (her birim 10 kat daha fazla enerji)
- Sismograf cihazıyla ölçülür
- Örnek: 6 büyüklüğündeki deprem, 5 büyüklüğündekinden 10 kat güçlü
Şiddet Ölçeği: Depremin yüzeydeki etkilerini ölçer
- 12 derecelik skala
- Hasar ve hissedilme derecesine göre belirlenir
Türkiye’nin Tektonik Yapısı
Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya kuşağı üzerinde yer alır. Ülkemiz, üç büyük levhanın sıkıştırdığı küçük bir levha parçası üzerindedir.
Anadolu Levhası Konumu
Anadolu Levhası, Avrasya, Afrika ve Arabistan levhaları arasında sıkışmış küçük bir levhadır. Bu üç dev levhanın hareketi, Anadolu’yu şekillendirir:
- Kuzeyden: Avrasya Levhası sabit duruyor
- Güneyden: Afrika ve Arabistan levhaları kuzeye doğru itiyor
- Sonuç: Anadolu Levhası batıya doğru “kaçıyor”
Bu durumu, avuç içine sıkıştırılan kayısı çekirdeğine benzetebiliriz. Sıkıştırma arttıkça çekirdek fırlayarak kaçar. Anadolu da güneydeki sıkışma nedeniyle batıya doğru hareket ediyor.
Ana Fay Sistemleri
Türkiye’de üç ana fay sistemi bulunur. Bu faylar, levha sınırlarını oluşturur ve ülkemizin deprem haritasını belirler:
Kuzey Anadolu Fay Sistemi
Anadolu ile Avrasya levhalarının sınırını oluşturur. Özellikleri:
- Saros Körfezi’nden Van’a kadar 1.200 km uzunlukta
- Sağ yanal atımlı fay (Anadolu batıya kayıyor)
- Yılda 2-3 cm hareket hızı
- Türkiye’nin en aktif fay hattı
Bu fay boyunca oluşan yapılar:
- Graben ovaları: Bolu, Düzce, Adapazarı, İzmit
- Sıcak su kaynakları: Kızılcahamam, Bolu, Yalova
- Tarihsel depremler: 1999 Marmara depremleri
Doğu Anadolu Fay Sistemi
Anadolu ile Arabistan levhalarının sınırıdır. Özellikleri:
- Hatay’dan Karlıova’ya (Bingöl) kadar 550 km
- Sol yanal atımlı fay
- Yılda 1-2 cm hareket hızı
- Büyük deprem üretme potansiyeli yüksek
Batı Anadolu Fay Zonları
Ege Bölgesi’nin tamamını kaplayan normal faylar sistemidir:
- Kuzey-güney doğrultulu gerilme
- Horst-graben yapıları: Dağlar ve ovalar art arda sıralanır
- Jeotermal enerji potansiyeli çok yüksek
- Sık ama genelde orta büyüklükte depremler


Türkiye’nin Volkanik Yapıları
Türkiye’de aktif volkan bulunmasa da, yakın jeolojik geçmişte (son 10 bin yıl) püskürmüş volkanlar vardır:
- Ağrı Dağı (5.137 m): Türkiye’nin en yüksek dağı, sönmüş volkan
- Erciyes Dağı (3.917 m): Kayseri, stratovolkan
- Nemrut Dağı (2.948 m): Van Gölü kıyısında, kalderalı volkan
- Hasandağı (3.268 m): Aksaray, İç Anadolu’nun simgesi
- Kula Volkanları: Manisa, Türkiye’nin en genç volkanları (10 bin yıl)
Jeotermal Alanlar
Fay hatları boyunca yeraltı suları derinlere iner ve ısınarak yüzeye çıkar. Türkiye, jeotermal enerji potansiyeli açısından Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sıradadır. Önemli jeotermal alanlar:
- Batı Anadolu: Denizli (Pamukkale), Aydın, İzmir, Manisa
- Kuzey Anadolu: Yalova, Bolu, Kızılcahamam
- İç Anadolu: Afyon, Kırşehir, Yozgat
Bu kaynaklar şu alanlarda kullanılır:
- Konut ısıtması (Afyon’da 35 bin konut)
- Sera ısıtması (Denizli, Aydın)
- Termal turizm (300’den fazla kaplıca)
- Elektrik üretimi (Denizli, Aydın)
Jeolojik Zamanlar
Dünya 4,6 milyar yaşında. Bu devasa zamanı anlayabilmek için jeolojik zaman çizelgesi kullanılır. Tıpkı bir kitabın bölümlere ayrılması gibi, Dünya tarihi de dönemlere ayrılmıştır.
Jeolojik Zaman Çizelgesi
Jeolojik zaman iki ana döneme ayrılır:
Prekambriyen
Dünya’nın oluşumundan (4,6 milyar yıl önce) 542 milyon yıl öncesine kadar olan dönemdir. Dünya tarihinin %88’ini kapsar! Bu dönemde:
- İlk kıtalar oluştu
- Atmosferde oksijen birikti
- İlk tek hücreli canlılar ortaya çıktı
- Kayaçlarda fosil çok az (bu yüzden hakkında az bilgimiz var)
Fanerozoyik
Son 542 milyon yılı kapsayan, “görünür yaşam” anlamına gelen dönemdir. Üç devire ayrılır:
Paleozoyik (Birinci Zaman)
- 542-251 milyon yıl önce
- Kambriyen patlaması (canlı çeşitliliğinde patlama)
- İlk balıklar, bitkiler, amfibiler ve sürüngenler
- Pangea süper kıtasının oluşumu
- Permiyen sonu: Dünya tarihinin en büyük kitle yok oluşu
Mezozoyik (İkinci Zaman)
- 251-65 milyon yıl önce
- Dinozorların çağı
- Üç döneme ayrılır:
- Triyas: İlk dinozorlar, ilk memeliler
- Jura: Dinozorların altın çağı
- Kretase: Çiçekli bitkiler, kuşlar
- 65 milyon yıl önce asteroid çarpması ve dinozorların yok oluşu
Senozoyik (Üçüncü ve Dördüncü Zaman)
- 65 milyon yıl önceden günümüze
- Memelilerin çağı
- İki döneme ayrılır:
- Tersiyer: Memelilerin çeşitlenmesi, ilk primatlar
- Kuvaterner: Son 2,6 milyon yıl, buzul çağları, insanın ortaya çıkışı
Geçmişe Dair Bilgi Kaynakları
Jeolojik geçmişi nasıl öğreniyoruz? Bilim insanları üç temel yöntem kullanır:
Fosiller
- Fosil, geçmişte yaşamış canlıların taşlaşmış kalıntılarıdır
- Hangi canlıların ne zaman yaşadığını gösterir
- Ortam koşulları hakkında bilgi verir
- Örnek: Denizel fosiller bulunuyorsa, o bölge geçmişte denizmiş
Radyometrik Tarihleme
- Radyoaktif elementlerin yarılanma sürelerini kullanır
- Kayaçların kesin yaşını belirler
- Karbon-14: 50 bin yıla kadar
- Uranyum-Kurşun: Milyarlarca yıl
Tortul Tabakalar
- Alttaki tabaka daha yaşlıdır
- Her tabaka farklı bir dönemi temsil eder
- Tabaka kalınlığı ve içeriği ortam hakkında bilgi verir
Konuyla İlgili Terimler Özeti
- Levha tektoniği (⭐⭐⭐): Yer kabuğunun büyük parçalar (levhalar) halinde hareket etmesi teorisi. Dünya’daki dağ oluşumu, depremler ve volkanların nedenini açıklar.
- Orojenez (⭐⭐⭐): Dağ oluşumu süreci. Levhaların çarpışması sonucu yer kabuğunun kıvrılması ve yükselmesiyle gerçekleşir. Örnek: Himalayalar’ın yükselmesi.
- Dalma-batma zonu (⭐⭐⭐): Okyanusal levhanın kıtasal levha altına girdiği bölge. Derin deniz çukurları ve volkanik dağ sıraları oluşturur.
- Konveksiyonel akıntılar (⭐⭐): Mantodaki sıcak malzemenin yükselmesi, soğuk malzemenin çökmesiyle oluşan döngüsel hareketler. Levha hareketlerinin temel nedenidir.
- Transform fay (⭐⭐): İki levhanın yan yana ters yönlerde kaydığı fay türü. San Andreas Fayı en ünlü örneğidir.
- Rift vadisi (⭐⭐): Levhaların birbirinden uzaklaşmasıyla oluşan çöküntü alanı. Afrika’daki Büyük Rift Vadisi canlı bir örnektir.
- Volkanizma (⭐⭐): Yer kabuğunun derinliklerindeki eriyik kayaç (magma) ve gazların yeryüzüne çıkması olayı. Volkanlar ve lav platoları oluşturur.
- Deprem (⭐⭐): Yer kabuğunda biriken enerjinin aniden boşalmasıyla oluşan sarsıntı. En çok levha sınırlarında meydana gelir.
- Horst (⭐): Faylanma sonucu yükselen kırık dağı. Batı Anadolu’da Bozdağ bir horst örneğidir.
- Graben (⭐): Faylanma sonucu çöken arazi parçası. Büyük Menderes Grabeni ülkemizdeki örnektir.
- Fosil (⭐): Geçmişte yaşamış canlıların kayaçlar içinde korunmuş kalıntıları. Jeolojik dönemler hakkında bilgi verir.






